yazıyorum, birşeyler anlatıyorum, yapıyorum bunu aslında mütemadiyen saçmalıyorum ! saçmalıyorsun, saçmalıyoruz..
‘hasta la victoria siempre!’ ne güzel bir cümledir, fonetiği güzel, anlamı daha güzel.

hasta la victoria siempre!’ ne güzel bir cümledir, fonetiği güzel, anlamı daha güzel.

the style of music

Evrimin en tehlikeli halkasını kurtlar vadisi, aşk-ı memnu ve türevlerini izleyerek büyümüş nesil oluşturacak, kötü haber çok az kaldı..

Evrimin en tehlikeli halkasını kurtlar vadisi, aşk-ı memnu ve türevlerini izleyerek büyümüş nesil oluşturacak, kötü haber çok az kaldı..

-Yıldım artık Bedirhan, canımdan bezdim yemin ediyorum.

+abi lütfen bu kadar kafana takma, insanlar senin sahip olduğunun onda birine bile sahip olabilmek için nelere katlanıyor, neleri göze alıyor.

-Anlamıyorsun Bedirhan çok üstüme geliyorlar, ruhum acıyor. 

+Abi derdinin dermanı var geçen postada okudum bak demir eksikliği.. aha buldum! çay iç abi litrelerce çay iç vücudundaki demiri emsin, birazda stres ve düzensiz uykuyla hallolur. Allah dermansız dert vermesin.

-Denedim Bedirhan, denemedim mi sanıyorsun, yaşadığım stresin zaten haddi hesabı yok, çay içmekten karardım, düzensiz uyku desen sabahlara kadar otura otura göz altlarım çöktü üstüne bir de Kutsi gibi oldum.Artık ismimden kıllanıyorum kesin bu isimde bi numara var lan.

+Nasıl, anlamadım?

-Bak sana bi kaç isim sayayım da anla;

İbrahim Tatlıses, İbrahim Kutluay, İbrahim Üzülmez, İbrahim Gökçek…

+Ana! hakkaten doğru diyorsun abi, hiç farketmemişim

-Değiştirecem lan bu adı mahkemeye başvurup Cemil yapacam adımı çünkü Cemiller hep kel oluyor, Cemil Erkal olacam bundan kelli, farkettiysen laf oyunuda yaptım

+Farkettim İbrahim abi, tam bir laf cambazısın.

dip not: bu şarkıyla okursanız daha bi dramatik oluyor gibi sanki lan

nasıl eğleniyor, nasıl mutluluğun tadını çıkarıyor afacan :)
çocukluk gerçek mutluluğun en duru halini yaşamaktır, işte tam da bu yüzden içindeki çocuğun sesini duymazdan gelmeyi bırak

nasıl eğleniyor, nasıl mutluluğun tadını çıkarıyor afacan :)

çocukluk gerçek mutluluğun en duru halini yaşamaktır, işte tam da bu yüzden içindeki çocuğun sesini duymazdan gelmeyi bırak

Una Musica Brutal
Homer: Why am I such a loser? Why?
Bart: Well, your father was a loser, and his father, and his father ... it's genetic, man... D'ohh!

Nancy Sinatra & Lee Hazlewood düetini aratmamış gençler.

bu arada Ferhat Göçer’in de geri kalmayıp en kısa sürede summer wine’a bir düet patlatmasını canı gönülden isterim.

yok lan istemem !

her şeyin hem de hayal ettiğin kadar kusursuz olduğu anlarda,
o anı tek bir hamleyle alt üst ederiz kimi zaman..
nedeni şanssızlık mı, yoksa aptallık mı?

her şeyin hem de hayal ettiğin kadar kusursuz olduğu anlarda,

o anı tek bir hamleyle alt üst ederiz kimi zaman..

nedeni şanssızlık mı, yoksa aptallık mı?

Abre los ojos’u oldukça ertelemiş olsam da, dün gece izleme fırsatı buldum ve hakkında bir iki kısa şey söylemek istiyorum.
Senaryonun hali hazırda çok başarılı olduğunu daha önceden biliyordum, bu anlamda film beklentimi tam anlamıyla karşıladı diyebilirim.
Alejandro Amenabar’ın henüz 25 yaşında olmasına rağmen, çok başarılı bir kurgu yaratıp, bu konuyu derinlemesine işlemesiyle, perdedeki yalın anlatımı da birleşince ortaya mükemmel bir iş çıkmış.
Belki izlemek isteyenleriniz olur, bu sebeple filme dair pek ayrıntı vermek istemiyorum ama, Cesar (Eduardo Noriega) ve Sofía’nın, (Penelope Cruz) özellikle park ve bar sahneleri insanı darmadağın edebiliyor.
Açıkçası Hollywood’un, Avrupa ve Uzak Doğu sinemasından aşırıp, sonucunda da katlettiği örneklerle sık sık karşılaşmam dolayısıyla re-make filmlere pek sıcak bakmıyorum.
Fakat Tom Cruise’un, ‘Vanilla Sky’ uyarlaması ile bu filmin hakkını fazlasıyla verdiğini düşünüyorum, aksini iddia etmek bana göre acımasızlık olur.
Son olarak vanilla sky’da, Jason Lee nam-ı diğer ’my name is earl’ ve Cameron Diaz orijinal filmle kıyaslayınca karakterlerine daha iyi oturmuş ve performansları çok iyi. üstelik Sofia yine çokta güzel Sofia :)

Bugünlerde ne izlesem diye düşünüyorsanız ve henüz izlemediyseniz, iki filmi de öneririm. ama tavsiyem önce vanilla sky’ı izleyin.

Abre los ojos’u oldukça ertelemiş olsam da, dün gece izleme fırsatı buldum ve hakkında bir iki kısa şey söylemek istiyorum.

Senaryonun hali hazırda çok başarılı olduğunu daha önceden biliyordum, bu anlamda film beklentimi tam anlamıyla karşıladı diyebilirim.

Alejandro Amenabar’ın henüz 25 yaşında olmasına rağmen, çok başarılı bir kurgu yaratıp, bu konuyu derinlemesine işlemesiyle, perdedeki yalın anlatımı da birleşince ortaya mükemmel bir iş çıkmış.

Belki izlemek isteyenleriniz olur, bu sebeple filme dair pek ayrıntı vermek istemiyorum ama, Cesar (Eduardo Noriega) ve Sofía’nın, (Penelope Cruz) özellikle park ve bar sahneleri insanı darmadağın edebiliyor.

Açıkçası Hollywood’un, Avrupa ve Uzak Doğu sinemasından aşırıp, sonucunda da katlettiği örneklerle sık sık karşılaşmam dolayısıyla re-make filmlere pek sıcak bakmıyorum.

Fakat Tom Cruise’un, ‘Vanilla Sky’ uyarlaması ile bu filmin hakkını fazlasıyla verdiğini düşünüyorum, aksini iddia etmek bana göre acımasızlık olur.

Son olarak vanilla sky’da, Jason Lee nam-ı diğer ’my name is earl’ ve Cameron Diaz orijinal filmle kıyaslayınca karakterlerine daha iyi oturmuş ve performansları çok iyi. üstelik Sofia yine çokta güzel Sofia :)

Bugünlerde ne izlesem diye düşünüyorsanız ve henüz izlemediyseniz, iki filmi de öneririm. ama tavsiyem önce vanilla sky’ı izleyin.

© 2010 bendeonudiyorum / Powered by Tumblr
Theme by mtmt3ck. This theme was created inspired by Rubber Cement, Sunrise and BlueDots.